10.10.2018 Bloomberg Tv Yayın Özeti

  • 11/10/2018

ENFLASYONLA TOPYEKÛN MÜCADELE programı hakkında görüş: Enflasyonla mücadele tüm sektörlerde başlatılıyor. Bizim yerel perakendeciler olarak bunu sahiplenmememiz, desteklemememiz mümkün değil. Yerel perakendeciler olarak bu enflasyon canavarı ile mümkün mertebe belli mücadele içindeyiz. Bakanlığımızın açıkladığı kampanyada Yerel Perakendeciler olarak, TPF olarak muhakkak ve muhakkak destek vereceğiz. Üzerimize düşenin daha fazlasını yapacağız. Belki biz onlarca, yüzlerce ürünü kampanyalarla sunacağız; bunu zaten yapıyoruz. Ülkemizin mevcut hallerinde tüketicilerimize daha ucuz sunabilmek için gayret ve çaba içindeyiz ve bu kampanyaya da destek veriyoruz.


Birçok reel sektör temsilcisi bu atılan adımları kısa vadede enflasyonu düşürebilir ama orta uzun vadede daha yapısal reformlara ihtiyacımız var şeklinde yorumladı. 2019'da nasıl baş edeceksiniz?


Bizim tedariklerimiz %50'lerin üzerinde fiyat artışıyla karşı karşıya kaldı. Ülkemizin ağır enflasyon dönemlerini gördük. Ama bakanlığımızın açıkladığı Gıda Tarım Bakanlığımızın desteklediği, perakende sektöründeki bu çalışmalar olmazsa olmazımız olmalı. Yıl sonuna kadar deneyeceğiz. Bunlar bizim maliyetlerimizi artıran ciddi nedenler. Fiyat artışı doğru. Bunu tüketicimize anlatmakta zorlanıyoruz. Biz ürünü alır, makul ölçüler içinde maliyetimizi, karlılığımızı koyar tüketiciye sunarız. Tüketici bizim müşterimiz. Müşteri sayesinde ayaktayız. Dolayısıyla bu ülkede, bu ülkenin insanına fahiş fiyatla mal satmak ahlakımız değil. Biz bu ülkenin esnaflarıyız. Ülkemize sahip çıkmak zorundayız. Bizim müşterimiz bizi bu güne kadar taşıdı. Fahiş fiyat sunabilmek gibi bir lüksümüz yok. Üretimden ve enflasyondan kaynaklanan bazı şeylerle ilgileniyoruz. Dünkü açıklamayı, hem İSTANBUL PERDER başkanı olarak, TPF Yönetim Kurulu Üyesi olarak kesinlikle destekliyoruz. Yerellerle var olduğumuzu ifade etmek, daha fazlasını sunmak istiyoruz.

Nasıl etkilenecek?
Biz bu kampanyayı, dünkü yereller olarak başlattık. Biz TPF olarak bir basın toplantısı yaptık. Ülkemizin bu durumuna nasıl bir katkı sunarız? Nasıl katkı verebiliriz? Mevcut durumu nedir? "Yerli Üretim, Yerel Marketlerden Alınır" kampanyasını başlattık. Biz enflasyonla mücadele noktasında, yerli üretime sahip çıkma noktasında bütün mağazalarımıza afişler konumlandırdık. Müşterimizi bilinçlendirdik. Şimdi indirim marketlerine saygı duyuyoruz. Ama indirim mağazaları bahsettiğiniz küçük ölçekli bakkalı çok etkiliyor. Şimdi malum görüyoruz. Reklamlar yapılıyor. 7 bin, 8 bin, 10 bin. Bir sokakta birden fazla indirim mağazası var. İndirim mağazası diyemiyorum. İndirimde yerel marketlerde. Market zincirlerini konuşurken, bakkalları da korumalıyız. Annemiz, babamız, evimizin anahtarını teslim ettiği yerdi. Onlar bizim öz değerlerimiz. İndirim marketlerindeki kampanyalarda lokal marketlerin de içine girmesi gerekli. Hükümetin bizden de görüş almasını istiyoruz. Türkiye genelinde 4 bin şubemiz var. Bu ülkenin istihdamına katkı sağlıyoruz. 70 bin insan çalıştırıyoruz. Belli hedeflerimiz var. Biz bu ülkenin gerçek marketleriyiz. Biz de zinciriz. Bizim sıkıntılarımız büyük. Bütün fedakarlığı yaparız. Ancak bakanlık ve hükümetimiz bizim sesimize kulak versin.

Et fiyatları
Kanayan yaramız. Bakanımızın söylediklerine saygı duyuyorum. Biz yerel perakende olarak Türkiye'de ucuz ette, maalesef faydalanamadık. Bizim de ülkede 4 bine yakın mağazamız varken neden faydalanamadık. Talep ettiğimizde de yaygın olmadığımız için verilmeyeceği söylendi. Ürünün kalitesi tartışılır, ona bir şey söyleyemeyiz. Ucuz et kampanyasının tabana yayılmasını istiyoruz. Resmen bir teşvik gibi bir şey. Şu an et karkas eti, 34 TL civarı. Ve bu kemikli, 34 TL etin % 20-22 kemik/fire payı çıkar. Bizlere 38 TL'ye mal oluyor. Maliyetine satsanız 38'e satmanız gerekiyor. Yüzde 10 aşağı satsanız 35'e satmanız gerekir. Kıyma 28, kuşbaşı 31 TL'den satılıyor. Bu bizi mağdur ediyor. İlk başladığı dönemlerde gerçekten biz bu durumdan etkilendik.

Bunun dışında son dönemlerdeki yerli üretim etiketleriyle ilgili mağazalardaki denetimler söz konusu. Biz denetimden asla kaçmıyoruz. Bizleri denetleyin deyip, tavsiye mektupları yazıyoruz. Ancak denetimin bir şekli olur. Denetlemeye gelen yetkililerimize soru sorduğumuzda çok da  konuya vakıf olmadıklarını görüyoruz.